KOÇLUK YAKLAŞIMIM VE FELSEFEM 

 

MELTEM ULU YAVUZ

Bu yazıda amacım, koçluk yaklaşımımı ve koç olarak kim olduğumu anlatmak. Ben hayatı bir yolculuk olarak görüyorum ve öyle yaşıyorum. Dolayısıyla koçluk yaklaşımımı da, bu yaklaşımı oluşturan yolculuğun bazı duraklarını anlatarak açıklamak istiyorum. İşte benim keyifli yolculuğum ve adım adım koçluk yaklaşımımı oluşturan unsurlar..

BENİM YOLUM

Koçlukla tanışma ve ardından yaşadığım öğrenme ve değişim yolculuğum koçluğumu ve koçluk yaklaşımımı etkiledi. Bu nedenle kendi yolculuğumu, aldığım eğitimlerden koçluk felsefemi etkileyen en temel yaklaşımları ve modelleri aşağıda anlatacağım.

 

İnsan Kaynakları Profesyoneli Olmak...

 

Kurumsal hayatta, Türkiye’nin en büyük medya holdinglerinde birinde, İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalışıyorken koçlukla tanıştım. İnsan Kaynakları Grup Başkanına bağlı olarak 6 farklı

şirketin İnsan Kaynakları Yöneticiliğini yapıyordum. Bu 6 farklı Genel Müdür, onlarca Genel Müdür Yardımcısı, binlerce medya çalışan demekti. İşimi iyi yaptığımı düşünmekle birlikte, insanları daha fazla anlamak, onlara daha fazla dokunabilmek, katkıda bulunabilmek ve İnsan kaynakları profesyoneli olarak  ilerleyebilmek için koçluk eğitimi almaya karar verdim. Ve Adler’den eğitim aldım. (Aldığım koçluk eğitiminden bireysel olarak çok etkilendim ve bir değişim sürecine girdim. Ama bu ayrı bir hikaye..) Koçluk eğitimi aldıktan sonra  kurum içinde çok yoğun olarak koçluk yaptım.

 

Koçluğun kuruma katkılarını, kurumsal hayattaki insanların koçluk ihtiyacının büyüklüğünü, bir HR profesyoneli olarak sistemin nasıl kurulabileceğini, nasıl işletilmesi gerektiğini, hassas dengeleri ve ihtiyaçları birebir içinde yaşayarak deneyimledim. Özellikle üst düzey yöneticilerle yaptığım koçluklar bana çok önemli deneyimler sağladı. 17 yıllık kurumsal hayatımda onlarca farklı üst düzey yönetici ile birebir çalışmış olmak ve sonra da kurumsal hayatın içindeyken onlara koçluk yapmış olmak benim için çok önemli bir tecrübeydi. Bu geçiş süreci sayesinde, üst düzey yöneticiler dahil her seviyedeki kurumsal hayat çalışanına koçluk yaparken, koç olarak kendine güvenen, ilişkilerinde rahat ve doğal bir profesyonel koç doğdu.

 

Profesyonel Koç Olmak...

 

Kurumuma hizmet etmek niyetiyle aldığım koçluk eğitimi, beklemediğim şekilde, en çok bana hizmet etti. Başlangıçta hiç de tahmin etmediğim, öngörmediğim bir değişimi başlattı. Eğitim sürecinden sonraki aylar boyunca kişisel gelişimimi sürdürmemde, koç olarak kendimi bulmamda ve özgürleşmemde en büyük destekçim olan sevgili mentorum Enis Arslan’ın farkındalık yolculuğumda olağanüstü katkısı oldu. Eğitimden sonraki bir yılın sonunda artık kurum içinde olmak istemediğimi, koç ve eğitmen olmak istediğimi farkettim. Bu kararı verirken beni en çok etkileyen unsur farkına vardığım değerlerimin ve yeni hayallerimin peşinden gidebilme arzusuydu. Bu arzuya uygun harekete geçebilmek için de iç eleştirmenimin yarattığı engellerimi aşmam, yetişkin bir birey olarak seçimlerimi yaparak özgüvenle eyleme geçmem gerekiyordu. Ayrıca, koçluk başlı başına bir değişim süreci iken ve danışanlarıma onların pozitif değişim yolculuğunda eşlik ediyorken kendi konfor alanımda kalıyor olmak ve korkuyla değişimden kaçmak da beni rahatsız etmeye başlamıştı. Bu farkındalıklar birikiyordu ki, Adler’de bir eğitime asistanlık yapıyorken istifa kararımı verdim.   Profesyonel bir koç olarak aldığım eğitimde vurgulanan, FARKINDALIK – SEÇİMLER – ÖZGÜVEN üçlüsünü işletirsen sonunda danışanın EYLEM’e gitmesine eşlik edersin. Bu yaklaşım benim en temel koçluk felsefemi oluşturdu..

 

Bir diğer önemli yaklaşım şuydu esas aldığım: 

Koçluğun BİLİMİ – KALBİ – SANATI

 

Hiç durmadan öğrenmeye devam etmeye ve birçok bilgi ve farklı akımlarla bütünleşen kendi sanatımı yaratmaya karar verdim. Adler’in Practicum programını tamamlaman da bu sürece hizmet etti. Kendi kalbini sürece getirmek de çok önemliydi ve bu YAPMA halinden OLMA haline geçmeyi gerektiriyordu. Geçen yıllar içinde hem BİLİM hem KALP hem de SANAT’ta; YAPMA’dan OLMA’ya doğru ilerlemede güzel yollar aldığımı düşünüyorum. Ancak şunu söylebilirim ki; bu üçgendeki yolculuğum hala keşifler ve keyifler dolu olarak devam ediyor ve edecek...

 

Şiddetsiz İletişim Kolaylaştırıcısı olmak...

 

Profesyonel Koçlukta sürekli ilerleme ve derinleşmeye devam etme arzum beni hep yeni eğitimlerle karşılaştırdı. Bir sonraki adımım Şiddetsiz İletişim eğitimi oldu. 9 aya yayılmış 15 günlük bir eğitimden sonra 4 günlük bir retreat’le tamamlanan bu eğitim özellikle benim kendimle olan iletişimimde olağanüstü yol almamı sağladı. Etrafıma hiçbir zaman şiddet uygulamadığımı düşünürken, eğitim sürecinde farkettiklerimden sonra kendime de etrafıma da uyguladığım iletişimdeki şiddet zihniyetimi farkettim ve Vivet Alevi, NVC Trainer and Supervisor, sayesinde yeni bir değişim yolculuğuna çıktım. Bu süreçteki tecrübem ve Şiddetsiz İletişim uygulamalarında edindiğim tecrübe koçluğumda sihirli bir dokunuş sağladı. Danışanımın ihtiyaç duyduğunu farkettiğimde Şiddetsiz İletişim Modelini koçluğumda uyguluyor olmam, özellikle duygularla çalışırken, daha önce hiç olmadığı kadar derinleşmeyi, farkındalıkları somut eylemlere dönüştürmeyi sağladı. Bu model ayrıca, kişinin ihtiyaçlarının farkında olmasının ve kendi ihtiyaçlarını karşılamaya dair sorumluluğun tamamen kendinde olduğunu görmesinin çok etkili bir aracıdır. Ayrıca danışanın kendi kafa sinemasının farkına varması nasıl düşündüğünü, zihniyeti, varsayımlarını farketmesini sağladığı için hayatına dair büyük öğrenmeler ve değişimler yaratmaktadır. 

 

NVC modeli :

Bir olaydan tetiklenir ve kafa sinemamızı yaratırız. Sonra yarattığımız sinemada rolleri biçer, senaryoyu yazar, replikleri hazırlar ve bu filme de tamamen inanırız. Sonra da bu senaryoya göre tepki veririz. Bu da elbette aslında istemediğimiz bir karşı tepki doğurur.” Der.

 

Bunu aşmanın yolu öncelikle;

“sadece Gözlem’ine bak,

bu gözlemin sende şu anda yarattığı duyguya bak,

bu duygunun arkasındaki karşılanmayan ihtiyaca bak ve

sonra da önce kendinden ve sonra karşındakinden ricanı belirle” Der.

 

Şiddetsiz İletişim benim; duygularla da çok rahat ve derin çalışabildiğimiz koçluklar yapmama ve koçluklarımda veya iletişimimde tetiklenmeden, kafa sinemalarına başvurmadan rica’larımı belirleyip iletebilen bir koç olmama hizmet etti.

 

Executive coach olmak...

Kurumsal hayattan ayrılıp tam zamanlı Profesyonel Koç olarak çalışmaya başladığım dönemde üst düzey yöneticilerle koçluklarımda kendimden daha emin, daha rahat ve eli ve bilgisi daha dolu bir koç olmak istedim. People Dynmamics Learning’in Business Coaching Advantage ve Leadership Coaching Advantage programlarını tamamladım.  Programın ilk günü Dorothy Greenaway, MCC, aşağıdaki modeli ilk anlattığında ve eğitimin ilerleyen anlarında süreç içinde Outer World Context’e ilk vurgu yaptığında bu yaklaşımı çok yadırgadım. O ana kadar koçluğun sadece kişiye, onun hedeflerine ve onun iç dünyasına odaklanması gerektiğini düşünüyordum. Yönetici koçluğunda Outer World’un ne kadar önemli ve etken bir unsur olduğunu, bütünselliği sağlamak için asla atlanmaması gereken bir gerçeklik olduğunu ancak zaman içinde ve uygulama yaptıkça daha fazla anladım ve içselleştirdim. İlerleyen dönemde programın Practicum programını da bitirdim ve Business Coaching Advantage programının eğitimin Türkiye’deki eğitmenlerinden biri oldum.

 

ICF onaylı bir ACTP programı olan Business Coaching Advantage programını almak  ve eğitmeni olmak; teorik bilgisi, uygulama tecrübesi, kendine güveni ve netliği tam bir executive coach olma yolunda hızla ilerlememe çok önemli katkılarda bulundu. Ayrıca People Dynamics’in Conversation Advantage eğitiminin de Türkiye’deki  eğitmenlerinden biri oldum ve bu süreçte bazıları aşağıdaki modeller olan birçok harika modeli öğrendim ve eğitimini verdim. Bu sayede Conversational Intelligence (Konuşma zekası) konusu ile de ciddi şekilde tanıştım. Bu modeller benim Executive Coach olarak liderlerle çalışma şeklimi çok olumlu şekilde etkiledi. Liderlerin en büyük gelişim alanlarının ESKİ C’den YENİ C’ye geçiş yapmak olduğunu ve zihniyet değişiminde ASPIRING zihniyet modeline geçmeleri gerektiğini yoğun olarak gözlemledim ve koçluklarımda bu modellerden faydalandım. Koçlukta ihtiyaç doğdukça, bu modellerle tanıştırdığım yöneticiler kendi mevcut durumlarını ve gelişim alanlarını rahatlıkla gözlemlediler ve liderliklerinde ilerlediler. Business Coaching Advantage, Leadership Coaching Advantage ve Conversational Intelligence programlarının hayatıma girişi, Executive Coaching’in farkını ve kendine özel dinamiklerini çok

daha iyi anlamamda; liderlerin daha etkin ve daha başarılı liderler olmalarına koçluğumla daha

fazla katkıda bulunmamda hizmet etti. Bu sayede Liderlerin çağa uygun şekilde dönüşüm ve değişimlerinde onlara eşlik eden, liderlik modellerine dair bilgi ve farkındalık sağlayan, ilham

veren bir koç olma yolunda daha fazla ilerledim. İlerledim ve geldiğim nokta beni Şubat 2018’de, Türkiye’nin ilk AC Akredite Master Executive Coach’u olmanın mutluluğuna eriştirdi.

 

Takım Koçu olmak...

Şirketlerde yöneticilere koçluk yapmanın katkısının büyüklüğünü gözlemlemekle birlikte şirketlerin en büyük ihtiyacının bireylerin, özellikle üst düzey yöneticilerin, takım olarak çalışabilmesi olduğunu gözlemledim. Üst düzey yöneticilere koçluk yaparken görüyorum ki her biri eşsiz, başarılı, yetkin liderler ancak takım olarak bir arada çalışmakta zorluk yaşıyorlar. Takım Koçluğu yapma kararım bu gözlemden çıktı. CRR Global’in eğitimi olan Organisation and Relationship Systems Coaching programına katıldım ve ICF akredite bir ACTP program olan bu eğitimi de tamamladım. Eğitimin ilk sabahında sevgili Gülsün Zeytinoğlu’nun sorduğu soru bende iz bıraktı. “İlişkilerinde sen kimsin?” Sonrasında üzerinde çok çalıştığım, kendime sıklıkla sorduğum, geldiğim noktayı ve değişimlerimi takip ettiğim bir soru oldu bu soru.. Elbette takım ve ilişki koçluğu eğitimi almak ve takım ve ilişki koçluğu yapmak; insanları ve ilişkileri bütünsel olarak anlamak, tanımak yolunda bana çok hizmet etti. Ayrıca danışanlarımın da ilişkilerinde kim olduklarını farketmelerini sağlamak ve istedikleri değişime giderken onlara eşlik etmek beni çok besledi ve memnun etti. Daha sonra sadece Takım Koçluğu yapan bir koç olarak kalmadım ve 2016 yılında 6 günlük bir  Koçluk Okulunun Dekanı olmak. Icf akreditasyonunu da aldığımız bu eğitimle onlarca takım koçu yetiştirdim ve modülü hazırlama ve eğitimleri verme sürecinin her adımında olağanüstü bir deneyim kazandım. Takım koçluğu, executive koç olarak beni “BİLİNÇLİ VE NİYETE DAYALI İLİŞKİLER KURMAK” yolunda çok ciddi şekilde geliştirdi.

 

Koçluk Okulunun Dekanı olmak...

House of Human bünyesinde verilen Koçluk eğitiminin içeriğini ve akışını güncelleme çalışmalarını yürütmek, içeriğin ve eğitimcilerin gelişimine katkıda bulunmak, koçluk eğitimi vermek, yüzlerce Profesyonel Koç ve Takım Koçu yetiştirmek, katılımcıların koçluk öğrenirken yaşadıklarını derinden gözlemlemek, katılımcıların ilk koçluk alma deneyimlerini görmek, benim koçluğun dinamiklerini her an gözlemleyip algılamama, farklı boyutlar deneyimlememe hizmet etti. Sevgili Dostlarım Umut Ahmet Tarakçı ve Nuri Murat Avcı ile harika bir yoldaşlık, üretim ve  paylaşım süreci geçirdik ve bu süreç de beni besledi ve yolculuğumda bir sonraki adımı atma cesareti verdi.

 

Mentor olmak...

Özellikle koçluk eğitimini yeni tamamlamış  olan kişilere veya üst ünvanlara çıkma yolculuğundaki koçlara ICF ünvan süreçlerinde mentorluk yapıyor olmak, yaptıkları koçlukları dinlemek, geri bildirim vermek, ICF yetkinlikleri üzerinden değerlendiriyor olmak benim koçluk konusunda en büyük keyifle çalıştığım alanlardan biri. Ayrıca MYK Belgeli Koç (Seviye 6) sınavını geçtikten sonra bu alanda başarı hedefleyen koçlara da hizmet ediyor olmak yeni bir macera oldu.. Her seferinde yeni bir dünyaya adım atmayı sağlayan zengin bir kapı..

 

Supervisor olmak...

Kariyer ve öğrenme yolculuğumda, Supervisor olmak üzere eğitim almak, eğitimde ve süreç boyunca edindiğim bilgilerin derinliği, yeni bir supervisorla çalışıyor olmak, çok deneyimli koçlarla da çalışıp supervisorlık yapıyor olmak bana yepyeni kapılar açtı. Supervisorlık eğitimini aldığım ve benim de Supervisor’ım olan sevgili Marie Farie  kocaman kalbiyle ve deneyimi ile nasıl supervisor olmam gerektiği ile ilgili bana harika bir rol model oldu. Deneyimli koçların supervisorlığa getirdiği konularla ilgili onlarla çalışıyor olmak, birlikte çalıştığım koçun kendini ve danışanını yeniden keşfetmesini sağlamak, onların yollarına eşlik eden dostları ve supervisorları olmak, en derin, en anlamlı paylaşımları yapıyor olmayı sağladığı için benim en sevdiğim çalışma alanlarımdan biri oldu. Ayrıca Türkiye’nin ilk Akredite Koç Supervisor’ından biri olarak, AC’den akreditasyon almak isteyen koçlara bu yolculuklarında eşlik ediyor olmanın da gururunu ve mutluluğunu yaşıyorum.

 

Association for Coaching Derneğinin Türkiye Akreditasyon Başkanı olmak ve AC Türkçe Koçluk başvurularında Assessor olmak...

İşte yeni bir bakış açısı daha.. Bir koçun tüm birikimini, bilgisini, felsefesini, ses kaydını dinleyip karar veriyor olmak. Değerlendirici gözlüğü ile koçları duyuyor ve anlıyor olmak çok önemli detayları fark etmemi sağladı. Bu bakış açısı eğitimlerimi, mentorluk ve supervisorlığımı da besledi. Akreditasyon için başarı detaylarda gizliymiş..

 

AERIS COACHING’in kurucusu olmak... 

Koçlukla katkıda bulunma yolcuğumun zirvesi şu anda burası sanırım.. yolcuğuma girişimci olarak, AERIS koçlarına olan sorumluluğumla, tam bir kararlılık ve özveri ile, coşkuyla, merakla devam ediyorum. Profesyonel Koç yetiştirme adına her güne taze bir heyecanla başlıyorum.. AERIS COACHING’in koçluk felsefesini ayrı bir yazıda paylaşacağım...

 

Meltem olmak...

Kişisel özelliklerim, değerlerim, inançlarım, güçlü yanlarım tüm bu geniş yelpazedeki bilgi ve tecrübe birikimim ile birleştiğinde danışanları ile dans eden bir koç olarak Meltem’i oluşturdu.

Örnek olma niyetim ve sürekli öğrenme ve gelişmeye olan inancım beni yolda tutu. BAŞARISIZLIK YOKTUR, ÖĞRENME VARDIR mottosuna inanırım. Bu da beni hep yolda tutar. Bu yaklaşımla danışanmalarıma karşı yargısız, anlayışlı ve destekleyici bir koçumdur. Ayrıca çok çeşitli koçluk okullarının bilgilerini ve yaklaşımlarını birleştirdiğim için esnekliğim, uyumluluğum ve sunduğum çeşitlilik  danışanlarıma hizmet etmektedir. Kurumsal hayatta 17 sene İK Yöneticisi olarak çalışmış olmam da kurumsal hayatta üst düzey yöneticilerle çok rahat ilişki ve iletişim kurabilen bir executive coach olmama hizmet etti.     

 

Hedefim :

Danışanlarımın iç koçlarının oluşması. “Inner coach- İç Koç” kavramının çok önemli olduğu düşünüyorum. Danışanlarımın koçluk sürecinden sağlayabilecekleri en önemli faydanın iç koçları ile buluşmaları  olduğunu düşünüyorum. Koçlukta “Konu değil kişi önemli” diyoruz. Danışanlarım bana bağımlı olmayan, farkındalığı yükselmiş, kendilerini daha yakından tanımış, gerektiğinde kendi kendilerine koçluk yapabilen, inner coach’larını beslemiş bireyler olduklarını görmek benim en büyük mutluluğum ve hedefim.

 

Kendi adıma da hedefim; olma yolculuğunda keşfe-öğrenmeye-öğretmeye devam eden, bilgiyi-uygulamayı hep taze tutan, meraklı- paylaşımcı, hayatı keyifle yaşayan Meltem olarak bu yolculuğa devam etmek. 

Koçluk Yaklaşımım Ve Felsefem, Benim Yolum
Farïndalık, Seçimler, Özgüven, Eylem
Executive Coach Olmak
Mentor Olmak, Supervisor Olmak
Aeris Coaching’in Kurucusu Olmak
Meltem Olmak, Hedefim
Bilim, Kalp, Sanat
NVC Modeli: Gözlem, Duygu, Rica, İhtiyaç